Düğmelice süpürge (zampur, yaban yarpuzu, Yaban nanesi, yaban kekiği)

Düğmelice süpürge (zampur, yaban yarpuzu, Yaban nanesi, yaban kekiği) faydaları
* Göğüs ve ciğer hastalıklarına şifa verir.
* Boğaz ağrılarını giderir
* Balgamı söktürür. Kan tükürmeyi önler.
* Görmeyi kuvvetlendirir. Karaciğeri temizler.
* Böbreklerin çalışmasını düzenler.

Doğanın eczanesinden

İdrar yollan
Nane: İdrar söktürücü özelliğe sahiptir. İçerdi­ği mentol, midenin normal işlevini görmesine ne­den olur. Vücuda giren grip mikrobuna karşı sa­vaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma ris­kini de azaltır. Sabahları mide bulantısını keser. Nane çayı, baş ağrısı, stres gibi hastalıkların ya­nı sıra mide yanmasına da birebirdir.
Ancak nane çayını aç karnına değil tok karnı­na için.
Elma: İçindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır. Kolestrolü düşürür, sindirim sistemini düzenler ve idrar ve hacet yollarındaki sorunları giderir.
Kepekli ekmek: B3 vitamini, demir, potasyum ve folik asit içerir. Günde 2 dilim yemek iyi gelir. Fazlası idrar yollarına zararlıdır.

Karın ağrısı
Papatya Çayı: Bağırsak yollarında toplanan gazı çıkartır, sindirim sistemini düzenler, mide ağrısını keser.

Azgın ve ateşli bir sikiş videosu

Milf esmer hatun. Spor eğitimi aldığı yakışıklı elemanı eve çağırır. Eleman ilk başta olacaklara pek alışkın olmadığı böyle bir durumun ortasında kaldığı için şanşkın olsa da. Milf hatunu sikmek ister. Hatunun amcığı kocaman olsa da dar göt deliği ve hareketleri adamı çileden çıkartır. Porno film eder gibi hatunu Tecavüz porno izle  yaparak mutlu eden kaslı eleman. Hatunun her yerini yalayıp yutar. Azgın ve ateşli bir sikiş videosu.

Bu videomuz da ilginizi çekebilir Konulu sert Tecavüz porno iyi seyirler dileriz.

Kategori: Hardcore porno, Sert sikiş
Yapışkan otu çayı: Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolu­su kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve 5-6 dakika demlendikten sonra süzülür. Günle 2-5 bardak taze demlenmiş çay, gargaralar eşliğinde soğutulmadan içilir.

Yapışkan otu merhemi: İyice yıkanarak ince kıyılan nemli bitkinin özsuyu, mutfak robotu kul­lanılarak elde edilir. Oda sıcaklığındaki tereyağı ile bitki özsuyu iyece karıştırılır ve elde edilen merhem buzdolabında saklanır, üzün süre da­yanmaz, küflenir.

İltihaplara karşı huş ağacı

Bedendeki sıvı birikimlerini (ödemleri), böb­rekleri kesinlikle yormadan veya tahriş etmeden çözebilir. İdrar kesesi iltihabına ve idrar yolları iltihabına karşı etkiliciir. üzün süreli bitki çayı kullanımının sonucunda, bedendeki ürik asit dü­zeyi aşağı çekilebilir. Romatizma, gut ve artrit ra­hatsızlıklarına karşı da kullanılabilir.

Hepsi tek başına eczane!

 

2. Acai çileği: Küçükcük olabilirler ama Acai çilekleri dünyadaki en güçlü antioksidanlardan biridir, üstelik enerjinizi de oldukça arttırırlar. Vücudunuzdaki fazla yağdan, zararlı serbes radikallerden ve karbonhidratlardan arındırırlar.

 

3. Kurt Üzümü: Bu elips şeklindeki küçük kırmızı meyveler genellikle kurutulmuş şekilde satılıyor.Bu küçük meyveler içinde vitaminler, beta karotenkler ve kansere karşı bağışıklığı arttıran maddelerle dolu küçük kırmızı bombalar gibiler. Antioksidan etkisi için ise günde bir avuç kurt üzümünü atıştırmalık olarak yiyebilir veya sabah yediğiniz yulafınızın içine katabilirsiniz.

 

4. Nar: Antioksidan olarak çok kuvvetli bir meyve daha. Mücevher görünümlü her küçük tanecik, flavenoidslerin yanı sıra A, C, E vitaminleri, folik asit ve demir içeriyor. Ayrıca cildinize de çok iyi geliyor.

 

5. Yeşil sebzeler: İşte annenizin size sürekli yeşil sebzeler yedirmek istemesinin nedeni; lifleri sayesinde sindirimi ve dolayısıyla toksinlerden kurtulmanızı kolaylaştırdığı gibi; A, C,E vitaminleri ve demir bakımından da çok zenginler. Bu sebzelerden en fazla besin değerini almak için, çiğ olarak ya da salata formunda tüketmeye çalışın.

 

6. Sarımsak: Nefesinizi biraz kokutuyor olabilir ama sarımsak sağlığınız için çok faydalıdır. Her bir dişi oldukça fazla antioksidan içermesinin yanı sıra aynı zamanda allicin adlı maddeyi doğal olarak içinde taşır. Bu madde vücudunuzda antioksidan etkisi görür.

 

7. Keten Tohumu: Günde sadece 2 yemek kaşığı keten tohumu günlük omega 3 ihtiyacınzın ve doymamış yağ ihtiyacınızın tamamını karşılar. Bu tohumlar ayrıca magnesyum, lifler ve antioksidanlar içerir.

 

8. Brezilya Kestanesi: Tuzlanmamış, işlemden geçirilmemiş haliyle bu kestaneler detoks diyetiniz için mutlaka gerekli. Bu kestanelerde bağışıklığınızı güçlendiren ve enerjik olmanızı sağlayan selenyum maddesi var, bunun yanı sıra E vitamini, bakır, magnesyum, manganez, potasyum, kalsiyum ve demir de içeriyor.

 

9. Beyaz Çay: Yeşil çayın detoksunuza ne kadar faydalı olduğunu eminim her zaman duyuyorsunuz, fakat iş antioksidan açısından zenginliğe gelince, beyaz çayı mutaka denemelisiniz. Beyaz çay, çay bitkisinin henüz tam olgunlaşmamışken toplanan yapraklarının kurutulmasıyla elde ediliyor.

 

10. Isırgan Otu: Yaprak olarak bakıldığında belki biraz başbelası olabilirler, ama ısırgan otları çayınızın ya da çorbanızın içinde tüketildiğinde, doğadaki en iyi antioksidanlardan biridir.

 

11. Kahverengi Pirinç: Beyaz karbonatlar yerine tam tahıllı yiyeceklere yönelmek, akıllı bir hareket olur. Kahverengi pirincin bir porsiyonundan B vitamini, protein, manganese, selenyum, magnesyum ve birkaç çeşit protein alaabilirsiniz.

 

12. Yosun: Yosunun yüzyıllardır Japon Mutfağı ’nın vazgeçilmez besinlerinden biri olmasının iyi bir nedeni var.. . Yosun içinde başta magnezyum, olmak üzere 25 farklı vitamin ve mineral barındırıyor.

 

13. Tere: Bir dahaki sefere kendinize bir salata hazırladığınızda, içine mutlaka tere de katın. Bu lifli yeşil sebzeler içeriğinde B1, B2, B6, C ve E vitaminlerinin yanı sıra, mangenese, caroten ve potasyum gibi mineraller de bulunduruyor.

 

14. Bakliyat ürünleri: Eğer iyileşme sürecindeyseniz ve enerji ve proteine ihtiyacınız varsa, bakliyatlar tam da ihtiyacınız olan şeyler. Vücudunuzun sağlıklı hücreleri üretmesini sağlarlar ve detoks sürecinde de oldukça etkilidirler.

 

15. Rezene: Rezeneyi çay olarak tüketebilir ya da yemeklerinizin içine kök olarak katabilirsiniz.

 

(KAYNAK: MAHMURE )

Çinko eksikliği soğuk algınlığında iyileşmeyi geciktiriyor

Çinko minerali eksikliğinin, grip ve soğuk algınlığı başta olmak üzere birçok enfeksiyon hastalığında

iyileşme sürecini geciktirdiği bildirildi.

Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma (DÜBTAM) Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hamdi Temel, çinko minerali eksikliğinin bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açtığını söyledi. Temel, özellikle kış günlerinde enfeksiyon hastalıklarına yakalanan kişilerin ilaç tedavisi uygulanmasına rağmen iyileşme sürecinin uzamasının çinko eksikliğinden kaynaklandığını kaydetti.

BÜYÜMEYİ SAĞLIYOR

Çinko mineralinin çocukların büyüme ve gelişme organları ile diş ve kemik dokularında da önemli bir fonksiyona sahip olduğunu vurgulayan Temel, yetişkinlerde ise üreme ve prostat problemlerinin büyük nedenlerinden birinin çinko eksikliği olduğunu belirtti.

Temel, özellikle tahıl ağırlıklı beslenenler ile vejetaryenlerde çinko eksikliğinin sık görüldüğünü ifade ederek, şöyle konuştu:

VÜCUT DAYANIKLILIĞINI ARTIRIYOR

“Çinko minerali vücuda dayanıklılık veriyor, bağışıklık sistemini çok kuvvetlendiriyor. Bağışıklık sisteminde çinko minerali vücudunuzda yeterince yoksa bağışıklık sisteminiz zayıflamış olacak. Enfeksiyon hastalıklarına yakalandınız, nezlesiniz bir türlü geçmiyor, soğuk algınlığı ya da yaralandınız, bir yeriniz yandı ve ilaç alıyorsunuz, tedavi uyguluyorsunuz ancak bir türlü geçmiyor. Bu büyük ihtimalle çinko eksikliğinden kaynaklanıyor.”

Vücudun çinko minerali eksikliğini gidermek için düzenli beslenmenin önemine dikkat çeken Temel, şöyle dedi:

SEBZELERİN SUYUNU ATMAYIN KURU FASULYE TÜKETİN

“Sebzeler suda haşlandığında çoğu kez daha lezzetli olsun diye suyu atılıyor, oysa sebzenin içinde haşlanmış suda bütün mineraller orada toplanıyor. Çoğu zaman bol mineralli sebze yerine posayı yemiş oluyorsunuz. Yemekler pişirilirken kesinlikle sebzelerin sularının atılmamasını tavsiye ediyoruz. Bunlarda bol miktarda çinko vardır.”

Yemeklerin yüksek ateşte yapılmaması uyarısında bulunan Temel, bu şekilde hazırlanan yemeklerde mineraller ile vitaminlerin yok olmasına neden olduğunu kaydetti. Temel, et, nohut ve fasulyenin yanı sıra kuru yemişin de çinko minerali açısından zengin olduğunu sözlerine ekledi.

star tv izle kanalında yayınlanan bu bilgi sifalibitkim kullanıcılarına aktarılmıştır.

AVAKADO NEYE İYİ GELİR?

Avakadonun Faydaları
Enerji değeri yüksek bir meyve olan Avokado yağ ve protein açısından da oldukça zengindir. Ayrıca bol miktarda A ve E vitamininin yanında B grubu vitaminleri ve potasyum gibi mineralleri içinde barındıran besleyici bir besindir.14

Vücut dokularının ve cildin yenilenmesine yardımcı olur. Yaraların iyileşmesine katkıda bulunur. İyi bir hücre koruyucu ve antioksidandır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kansere karşı koruyucudur. Kalp ve damar sağlığı açısından da yararlıdır.

Avakadonun Kabızlığa karşı etkili, bağışıklık sistemini güçlendirici özellikleri bulunmaktadır. İçerdiği doymamış yağ asitleri kanda kolesterolün yükselmesini önler dolayısıyla Kalp ve damar hastalıkları için en iyi doğal ilaçtır.

Avakado, vücutta toksik maddeleri etkisiz hale getirerek, yaşlılığa yol açan zararlı maddeleri yok eder. Dolayısıyla yaşlanma sürecini yavaşlatarak hastalıkları önlemede önemli rol oynar.

İçeriğinde bulunan protein, mineral ve vitaminler küçük çocukların ve hamile bayanların dengeli ve sağlıklı beslenmelerinde çok gerekli olan maddelerdir. Avakado, vücudun karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında düzenleyici olarak görev yapar.

Avakado tam olgunluğa toplandıktan sonra erişir. Lezzetini anlamak için olgunlaşmasını beklemek gerekmektedir.
Avakadoyu hemen tüketmek üzere satın alacaksanız, yumuşak olanı seçmeniz gerekir.

Yüksek besin değeriyle bilinen avokado yeşil kabuklu, yenilen kısımları açık yeşil, iri çekirdekli bir meyvedir. Genel olarak Akdeniz iklim kuşağına dek olan bölgelerde yetişir.

Avokadonun Faydaları Nelerdir?

Zengin vitamin ve mineraller içeriği sebebiyle yetersiz beslenenler için önemlidir.
A, C ve E vitamini bakımından zengindir.
Lutein ve Glutathion gibi antioksidanlar içerir.
Kalp ve damar sağlığını korur. Kalp damarlarının daralması ve tıkanmasını önleyici özelliktedir.
Kandaki kötü kolesterolü düşürücü tekli doymamış yağlar içerir.
Diğer meyvelere nazaran daha fazla protein içerir.
Asparagin, aspartik asit, glutamin ve glutamik asit gibi serbest aminoasitlere diğer meyvelerden daha fazla oranda sahiptir.
Zararlı toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar.
Yangı giderici ve nemlendirici özelliğiyle avokado yağı egzema ve sedef sorunları için faydalıdır.
Üreme sisteminin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunur.
Sahip olduğu doymamış yağ asitleriyle kolesterolün yükselmesini önleyici etkiye sahiptir.
Avokadonun yararları arasında zengin demir içeriğiyle kansızlığı önleyici etkisi de bulunur.
Sahip olduğu protein, vitaminler, mineraller sayesinde, küçük çocukların ve hamile kadınların sağlıklı beslenmesinde yararlıdır.
100 gram avokado yaklaşık olarak 165 kaloriye sahiptir.
Avokadoda bulunan 14 mineral hücre yenilenmesini sağlamakta. Dolayısıyla yaşlanmaya neden olan zararlı toksinleri vücuttan atarak yaşlanmayı yavaşlatmakta ve cildi yıllara karşı korumaktadır.
Avokado %30 oranında barındırdığı doymamış yağ miktarı nedeniyle vücuttaki kolestrolün artmasını önler. Kalp ve damar hastalıklarında doğal bir şifa kaynağıdır. Ülser üzerinde iyileştirici etkiye sahiptir.
Avakadonun içinde A, B1, B2, B3, B6, C, E, K vitaminleri, fosfor, magnezyum, demir, potasyum, kalsiyum ve çinko gibi mineraller bulunmaktadır.
Aynı zamanda mutluluk hormonu olan seratoninden ötürü ruh sağlığımıza da en az beden sağlığımıza olduğu kadar faydalıdır. İçerdiği yüksek potasyum dinçlik verir ve insanı depresyona sokan uyuşukluluk ve rehaveti üzerinden atar.
Bağışıklık sistemimizi güçlendiren, kandaki alkalin dengesini koruyan ve kandaki kırmızı kan hücrelerini yapan avakado aynı zamanda bir demir kaynağıdır.

Avokado nasıl yenir?
Taze şekilde yenilmesinin yanısıra salata ve yemeklerde de kullanılmaktadır. Kabuğu tamamen buruşmuş ve siyahlaşmış olanları değil kabuğu koyulaşmaya başlamış, yumuşak olanları tercih edin. Eğer daha sonra tüketilecekse sert olanlar alınabilir.

Tarihte Kozmetik Ve Şifalı Bitkiler

 

Örneğin 5000 yıl öncesinde eski Mısırlılar saçarlını çivit ve kına ile boyarken merzengûş ile de saçarlının güzel kokmasını sağlıyorlardı.
İlk çağlara bakıldığında cilt kremleri zeytinyağı ile elde ediliyordu. Yunanistanlı büyük hekim
Galen tarafından da balmumu ile gül suyu keşfedilmiştir.kişisel bakım
Bitkilerin esansları banyo maddesi, cilt parfümü ve masaj için kullanılmaktaydı.
Fakat son yıllarda özellikle kimyasal kozmetik ürünlerinin cilt üzerinde sebep olduğu ya da olabileceği reaksiyonlar yüzünden yeniden eski doğal reçetelere dönülmek istenmektedir.
Sürekli ve düzenli kullanıldığında bitkisel ürünlerin hem cilt hem de saç sağlığı üzerinde olumlu etkiler görülmektedir.
Çiçeklere sıra geldiğinde özellikle güzel kokulara sahip olan çiçeklerin doğrudan insan beynini etkileyip rahatlama ve beyinde gevşemeye neden olduğu bilinen bir gerçektir.
Bitki Banyoları
Hem kişinin sinirlerini gevşetmek hem de cilde zindelik ve canlılık kazandırmak için ıhlamur, mineçiçeği, papatya ve yasemin suları ile banyo yapılmalıdır.
Vücudu aktive edebilmek ve aynı zamanda canlı ve zinde olmasını sağlamak içinde bilhassa limon otu, biberiye, nane ve çam suları ile banyo yapılmalıdır.
Haftada bir defa dahi olsa ılık bir bitki banyosu yapmak kişiye hem hayatını daha canlı idame ettirmesini hem de hayatın getirdiği stresi çok daha iyi sırtlamasını sağlar.